Yeni Bir Bipolarlık Teorisi
- anilkansu2015
- 5 Nis
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 15 Nis
Konuya girmeden önce, yeni bir bakış açısı kazanacağız: Duygu eşleştirmesi.
Bu olgu, NLP'nin zihni kodlama yöntemlerinden biri olan Godiva Çikolatası Yöntemi'nin temelidir. Metodun özünde şu yatar: Yapmayı planladığınız fakat isteksiz olduğunuz bir eylemi, haz veren başka bir eylemin duygusuyla eşleştirmek ve ister hale gelmek. Bu, önce istenilen eylemi hayal etmek ve her hayal ettiğinizde, üzerine haz veren durumu da hayal etmektir. Misal olarak, önce kitap okuduğunuzu hayal etmek ve sonra çikolatanın tadını hatırlamak. Bunu otomatikleştirirseniz, çikolata yeme arzunuzla aynı güce sahip olacaktır. Bu olgu, insanın her davranışında otomatik gerçekleşmekte olup; bir olay gerçekleşirken sahip olduğunuz duygu, ilgili anıyı oluşturmaktadır. Aynı zamanda psikolojik travmaların oluşma mantığını da anlatır: Bir olay gerçekleştiği anda aşırı kötü hissetmişseniz, o olay ve anısı bir tetikleyici haline gelir.
Şimdi konumuza giriş yapalım.
Bu teoriye göre; insan doğuştan çok karakterlidir. Bunlar aslen insanı harekete geçiren ana duyguların kümesidir. Kastedilen temel duygular öfke, korku veya mutluluk gibi duygular değil; kişinin benliğine dair duygularıdır. Örneğin; hayatınızda yeni insanlarla samimiyet kurmak, yeni alışkanlıklar edinmek, yeni başarılar elde etmek gibi duygular. Bunlar benliğinize özgü duygulardır, benlik hissinizdir. Pek tabiidir ki bu benlik duyguları değişkendir. İnsanın benlik algısı, hayatındaki değişimlerin durgunluğuna göre sabitlenir ve onun kişiliğini oluşturur.
Bu benlik duyguları, herhangi bir sebepten ötürü aşırı duygulardan farklı birileriyle eşleşirse; bipolarlık dediğimiz durum oluşur. Bu süreçte, her eşleşme bir tetikleyici görevi görür. Örneğin, sabah 5'te uyanmayı aşırı öfke duygusuyla eşleştirirseniz o saatte öfke duyarsınız. Fakat hem sabah 5'te hem de öğlen 12'de uyanmayı aşırı öfke ile eşleştirirseniz o zaman daha uzun süre öfkeli olursunuz. Şimdi bunun bir saatte uyanmak değil de, su içmek gibi bir alışkanlığa bulaştığını hesaplayın. O zaman tüm gün bu duyguyu taşırsınız ve zamanla benliğinizin bir parçası haline gelir. Yüzeysel bir duygunun, nasıl tüm duygudurumunuzu ele geçirebileceğine dikkat çekelim. Şimdi yıllarca bu olumsuz tetikleyiciye sahip olduğunuz ve duygudurumunuzun olumsuz olduğunu varsayalım. Hadi işi biraz daha çığrından çıkaralım, yemek yemeyi de yalnızlık duygusuyla eşleştirelim. Şimdi de her yemek yediğinizde, herhangi bir anınızda eşleştirdiğiniz bu duygu tetiklenecek. İkinci tetikleyiciniz hayırlı olsun. Şimdi de bu iki duygunun dışavurumlarına gelelim. Sabah öfkelendiniz, küfrettiniz ve hatta duvarı yumruklamaya karar verdiniz. Öğle yemeği saati geldiğinde ise yalnızlık duygunuz tetiklendi ve ağlamaya başladınız. Harika! Artık bir bipolardan farksızsınız. Hadi daha da öteye taşıyalım ve öfke ile yalnızlığın yanına iki tane de ideoloji ekleyelim. Öfkeliyken aklınıza baskı ve otoriterliği içeren bir siyasi görüş gelsin, yalnız hissederken de Nihilizm'e yönelin. Mükemmel! Artık iki duygunuzun da kendi düşünceleri var, adam olmalarına ramak kaldı... Bu zincir böyle gidecektir.
Bahsi geçen bipolarlık; nörolojik ve fizyolojik sebeplerden olmayan, psikolojik bir bipolarlıktır. Genellikle de bulaşıcıdır. Bulaşma yöntemlerinden en yaygını aile yoluyladır. Lakin bu, çok fazla teferruata sahip bir konu olup bu başlığın dışında tutulacaktır. Bir diğer müthiş bulaşma yolu ise, sosyal medyadır. Evet, doğru okudunuz: "Sosyal Medya". En güzel örneği de cinsiyet ve ikili ilişkilerle ilgili fikirlerdir: "Erkekler şöyledir, kadınlar böyledir" gibi. Bir başka örneği de size hitap eden "nefret söylemi" diyebileceğimiz söylemlerdir(Genellikle siyasi olur). Bir bakmışsınız ki öfkeliyken insanlara "Sen şunu savunuyorsun ya, ondan dolayı böylesin" diye saydırmaya başlamışsınız. Bu da, o nefret söylemleriyle alakasız olan olayın tek bir öfke duygusunda birleşme noktasıdır. Artık iki tetikleyici bir aradadır, hem olaya saydırırsınız hem de karşıdaki kişinin görüşüne/kimliğine :)
Bu yaygınlaşma şekli; sosyal medya dünyasında, ikili ilişkilerin de tutarsızlaşmasının(tutarsızlaştırılmasının) sayısız sebebi arasından biri olabilir.
Şimdi anlamak adına; biraz önce dediklerimize dönelim. "Aşırı duygular" kısmını hatırlayalım: Aşırı duygular bipolarlığa sebep olur çünkü fizyolojik ve zihinsel etkisi daha uzun sürer. Bu ideolojiler de insanların temel ve aşırı duygularına nokta atışı hitap eder. Tüm bunların üzerine bir iki tane de anı serpiştirirsek, zehriniz hazır. Psikolojik savaşa hoş geldiniz :)
Yorumlar